29 Ekim 2011 Cumartesi

Kendi Everest’inize tırmanın.


söylenecek, yazılacak çok şey var aslında.. ama yılmaz abi yine döktürmüş.. ben de burda paylaşıyorum.. sırf kızım büyüyünce bu yazıyı okusun diye..buraya not olsun diye.. büyüyünce Nasuh Mahruki' nin kim olduğunu merak edip araştırsın diye... türk olmanın "ne mutlu türküm" demekten ibaret olmadığını bilsin diye..  başka bir nedeni yok..

29 Ekim

Kendi Everest’inize tırmanın.
Nasuh Mahruki’nin kitabı bu.
“Herkes Everest’e tırmanamayabilir ama...    Herkesin tırmanabileceği bir Everest’i vardır” diyor.
Cumhuriyet dediğin...
Nasuh’tur.
Sadece “bir kişi”nin “her şeyi” değiştirebileceğinin kanıtıdır o...
Mustafa Kemal’in “Ey Türk gençliği” diye başladığı hitabeyi anlayan, kavrayan, gerçekleştirendir.
Teslim olmayandır.
Hatırlayın... Marmara depreminde sadece o ve bi avuç cesur arkadaşı vardı. Memleket acz içinde ağıt yakarken, adeta uzaylı gibi indiler hayatımıza, sakin, bilgili, mütevazı...
Bugün, Van’da görüyoruz, binlerce olmuşlar. Sahte vicdanlar oturduğu yerde dizini dövüyormuş rolü yaparken, elini değil, hayatını taşın altına sokup, gitti sanılan 187 can’ı geri getirdiler.
Basiretsizler coğrafyasının mantığını değiştirdi çünkü Nasuh... Kabiliyetsizler ülkesinin, sırf kabiliyetsizlerden ibaret olmadığını gösterdi. Yüreklendirdi. “Demek ki yapabiliriz”e model oldu. Belediyelerin, itfaiyelerin, hatta silahlı kuvvetlerin bakış açısını değiştirdi.
Ulusal bilinç geliştirdi.
(99’da annesi vefat ettiğinde, Gölcük’te felaket bölgesindeydi, cenazeye gidemedi. Çünkü, oğlum şu anda insan kurtarıyor, bireysel acımızı haber verip dikkatini dağıtmayayım diye düşünen muhteşem bi babanın oğlu o.)
(Osmanlı’da deniz kuvvetleri komutanlığı yapan, sancak gemisinde vuruşurken yanarak şehit düşen, Nasuh oğlu Kaptan-ı Derya Ali Paşa’nın torunu... “Yanarak ölen” anlamına gelen Mahruki soyadını, şeref mirası olarak taşıyan sülalenin evladı.)
(Dünyaya Everest’in zirvesinden baktıktan sonra, gelip İzmir’den kız alması, damadımız olması, biz İzmirliler için hiç de şaşırtıcı değildir, orası ayrı.)
“Maldan mülkten, paradan puldan, candan canandan geçilir, vatandan geçilmez. Vatan lafla sevilmez, eylemle sevilir” diyor. “Vatan sevgisi, sorumluluk almaktır. Dürüst, namuslu yurttaşlar olarak, korkmadan, kaçmadan elini taşın altına koymaktır” diyor. “Türkiye’yi Türkiye’nin kendisinden başkası iyileştiremez” diyor.
Sevgili analar, babalar...
19 Mayıs
23 Nisan
9 Eylül
29 Ekim dediğin...
Bu ruhtur.
Nasuh’lar yetiştirin.
Kız, erkek, değerli gençler...
Davranın kardeşim.
Adım atın.
Everest’inize tırmanın.
   YILMAZ ÖZDİL... 29 EKİM 2011

4 yorum:

  1. Çok güzel, çok çok güzel...

    YanıtlaSil
  2. Ne güzel yazmışsın...
    Nasuhların yetişmesi de dağcılık eğitimine dayanıyor ve bu eğitim de oldukça maddi külfet getiriyor. Dağcı olmayı çok isterdim ama ne yazık ki Nasuhun ailesi gibi zengin aile çocuğu değilim:)
    Ama tabi nice zenginler var ama Nasuh onların arasında bir tanecik... Sevgiler...

    YanıtlaSil
  3. ENYROSE adresimi değiştirdiğimin bilgisidir.
    Sizden ricam kumanda panelinden izlediğim blokları yönet den
    ENYROSE adresini izlemeyi durdurup
    Yine kumanda panelinden izlediğim bloklar Ekle
    http://pembeblogum.blogspot.com/ adresini ekleyerek beni takip edebilirsiniz.
    İlginiz için teşekkür ederim…

    YanıtlaSil