17 Mayıs 2016 Salı

kreş deyip geçme..


kreşimizi bulma hikayemizi burada anlatmıştım.. ve inanın birgün bile pişman olmadım oraya gönderdiğime..
kızımdaki kişisel gelişim ve becerileri gördükçe kendimle gurur duydum.. henüz 5 senelik bir mazileri olmasına rağmen müdürümüzün insan üstü çabası ve öğretmenlerin özverisiyle Türkiye'deki  en iyi okullardan biri olmaya aday.. 


eskiden kreş çalışan annelerin mesaileri boyunca çocuk için bir sığınak olarak görülüyordu.. 
sabahtan akşama kadar takılsın.. oyun oynasın.. iki resim boyasın.. vakit geçirsin olsun bitsin..
algılarının en açık zamanlarını kayıp olarak mı geçirsinler yani..
bütün anneler için en önemli şey çocuğunun mutlu olması..
çocuk yeni şeyler öğrendikçe mutlu olur...
çocuk sorular sordukça ve o sorulara cevap buldukça mutlu olur..
merak onları en heyecanlandıran duygudur..
önlerine sunulan her yeni bilgi bir başkasını araştırmalarına sebep olur..


her anne için çocuğu çok özeldir..
bütün çocuklardan güzeldir..
akıllıdır..
yeneteklidir..
çok güzel resim yapar..
ooo bir dans eder ki sormayın gitsin..
ve bazı okullar bu hassasiyeti maalesef öyle güzel sömürürler ki farkettiğimizde - bale okulunda yaşadığımız gibi- çok geç olur..
boşa geçirilen zaman.. boşa yatırılan aidatlar.. ve maalesef incinmiş bir gurur..


oysa kreşimizde bir an bile olsun müşteri yerine konmadık..
ne biz velileri olarak ne de kızım..
müdürümüzün ağzından dökülen cümleler bazen öylesine keskin oluyor ki ben 35 yaşında ki halimle karşısında ağlayabiliyorum..
o bana duymak istediklerimi değil olması gerekeni söylüyor çünkü..
söylediklerini analiz ettiğimde cahilce yaptığım hatalar suratıma bir tokat misali iniyor..
okuduğumuz kitaplar, dinlediğimiz söyleşiler hepsi bir bir çürüyor..


her çocuk farklıdır..
etrafa saçtığı renkte, evrene yaydığı seste farklıdır..
ihtiyaçları, duyguları, merakları, keşfetme şekilleri, yetenekleri de farklıdır..
tek düze bir sistemde yetiştiremeyiz onları..

bale okuluna ayrılmak için gittiğimize dila da yanımızdayken bütün hissettiklerimizi anlattık..
kırılan köpüğün hesabının 5 yaşındaki bir çocuktan sorulmaması gerektiğini..
bale delisi bir çocuğu nasıl bu hale getirdiğini..
falan falan..
bana hala 27 yıllık tecrubesinden bahsedince..
- çok iyi bir öğretmen olabilirsiniz tecrübenize saygı duyarım ama bir eğitimci olamamışsınız kusura bakmayın 
dedim..
gözlerinden ateş fışkırdı..
ama yine de hanımefendiliğinden ödün vermedi..
bizim söylediklerimizi o ana kadar dikkate almamıştı.. 
ama bu cümle canını acıttı eminim..

çok şükür ki kızım içini görmesini sağlayan bir kreşte..
ve onlar sayesinde diğer tarafta yaşadığı sıkıntıyı bile çok çabuk atlattı..



sabahın yedisinde gözünde çapağınla  " anne birşey söylicem.. iyi ki beni bilge baykuşa göndermişsiniz.. yoksa hiç bu kadar mutlu olamazdım.." demesi kadar güzel birşey olabilir mi?


son üç resim kızımın objektifinden.. 
 o mutlu, o mutlu diye bizde mutluyuz..
e daha ne olsun..